SON DAKİKA
Hava Durumu

DENGE

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2024 20:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.06.2024 20:53


Ben küçükken, ben eskiden ile başlayan cümleleri hepimiz kurarız.
Ben de eskiden çok küçüktüm, her anlamda hatta salaktım bile diyebilirim şimdiki toplumun uyanıklık ölçüleri ile kıyaslarsak.
Radyoda minik insanlar yaşıyor sanırdım.
Bazı kelimeleri yarım söyler ve en olmadık yerlerde (yere kapaklanıp) düşerdim, sakardım.
Kalabalık yerlerden hâlâ hoşlanmam, uzak dururum ama küçükken daha köşemde kalmayı sevenlerdendim.
Eşimin söylediği bir laf vardır: "Sen yalan söylemediğin için herkesi doğru söylüyor sanıyorsun!" Başlarda kavga edip vızıldamıştım tabii ki.
Ama doğruydu. Tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne bazı gerçekler.
Elbette benim de yalan söylediğim zamanlar vardır. (Mutlaka beyaz renklidir.) Çok dürüst bir insanım profili çizmek için söylemiyorum yukarıda bahsettiğim şeyleri başka bir şey anlatmak için yazıyorum.
Kim ne dese inanırdım meselâ.
Hâlâ arada inanıyorum.
Çünkü bana göre, ben yalan söylemeye değecek bir insan değilim. Kimse değil.
Değişiyor insan.
Kardeşin, ablan anne baba aile dost eş aslında hepimiz değişiyoruz.
Büyümek değil bu kirlenmek falan da değil.
Bu kanıksamak.
Kanmak ile inanmak arasında bir şey.
Dengede duruyor ve karşımızdaki düşünce/eylem /söylem ya da insanı taramak ve tartmak. Bir sonuca varmadan ya da yargıya karara varmadan sadece tartmak.
Size de olur mutlaka günün bir saatinde zınk diye zaman durur.
Ve hatırlarsınız.
Eski hâllerinizi geçmişi ve yitip giden her şeyi...
Ben de durup seyrediyorum bu hâlimden de çok mutlu değilim .
Benimle birlikte değişen bir dünya insan var aynı kanı, zamanında aynı kanıyı paylaştığım...
Gurbet bu!
İsimsiz tüm sokaklar.
Bu insanlar, yabancılar.
Değişiyor işte insan
Değişiyor
Dönüyor dünya
Geçiyor zaman
Durup durup, dalıp dalıp gittiğim zamanlarda hangisi daha iyi diye düşünüyorum aslında...
Ve karar veremiyorum.
Anlıyorum ki sonra tarayıp tarttığım sadece karşımdaki kişiler, olaylar ve olgular değilmiş.
İnsan kendini de tarayıp tartıyormuş. Ölçüp biçiyormuş.
Bazen diyorum sadece... Bazen ama teknoloji ve bilim bu kadar ilerlemişken.
O çok büyük insanlar ile bir saat görüşme imkanı olsa, ölen insanların kokularını, seslerini , bilinçlerini saklayan bir kutu icâd edilse, ne yapardım acaba? Önce sevdiğim onlarca yazar, şair, düşünür ile sohbetler eder sorular sorar hayatın anlamını keşfederdim ve en sonunda da kendi eski hâlime (çocukluğuma ilk genç kızlığımıa, ergenliğime) gidip korkma her şey güzel olacak diyerek sarılırdım o saf varlığa...
Hayat akıp giderken
Hepimize / hepinize "keşke"siz dengede/dengeli bir yaşam diliyorum.
Sevgiyle...

Serpil Yalçın

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.