Bu sensiz geçirdiğim ikinci bayramım babam... Ama ben bu bayram hiç üzülmemiş gibi yapacağım. Ağlamamış gibi... Sanki içim yanmıyor, sanki seni hiç özlememiş gibi...
Geleceğim yanına. Başucunda durup 'Ben iyiyim, biz çok iyiyiz' diyeceğim. Gözlerim hiç dolmamış gibi konuşacağım seninle. Hiç sevmezdin ya ağlamamı; sesin hemen titrer, 'Ne oldu kızım?' diye sorardın. Ne zaman ağlasam kaçardım senden zaten; utanırdım beni güçsüz görmenden. Oysa bilmiyordun babam; bu kadar güçlü durmaya çalışmamın aslında buram buram çaresizlik koktuğunu...
Geldiğimde olur da yine yenilirsem gözyaşlarıma, söz, hemen arkamı döneceğim sana. Sen görmeyeceksin.
Üç gecedir üst üste rüyalarıma geliyorsun. Kız çocuklarının babalarına aşkı tarifsiz olurmuş ya; ben rüyamda sana, ömrümüz boyunca hiç sarılmadığımız kadar sıkı sarılıyorum. Gözlerimi açtığımda yine gittiğini anlamayayım, içimde özleminin zerresi kalmasın diye... Kokunu içime çekiyorum, o çok sevdiğim ellerini izliyorum rüyamda. Her çizgisini, her dokusunu kalbime nasıl da ezberletmişim, uyanınca ağlayarak fark ediyorum...
Sen bu bayram beni özlemedi bil babam.
Bu bayram beni çok güçlü bil...
Hiç ağlamıyor bil... Çünkü bilirsem beni böyle çaresiz gördüğünü, rüyalarımda bile yüzünü asarsın diye korkarım.
Sen bana hep 'benim güçlü kızım' derdin ya, ben o emanet unvanı yere düşürmemek için göğsümü siper ediyorum bu yokluğa.
Ama sorma bana 'Nasılsın?' diye bu bayram. Mezartaşının soğuk mermerine elimi koyduğumda, o sığındığım sıcak ellerinin yokluğu yüzüme çarpacak biliyorum. Ben yine de susacağım. İçimdeki fırtınaları toprağına üflemeyeceğim.
Şimdi uyanma vaktine yaklaşıyorum, rüyamın son dakikaları... Gitmeden önce son bir kez daha bakıyorum ellerine. Sanki birazdan gözlerimi açtığımda, yan odadan sesini duyacakmışım gibi bir his var içimde. Ama biliyorum, bu da bayramın bana oynadığı o zalim oyunlardan biri sadece.
Gidiyorum babam. Kokun üzerimde, ezberim kalbimde... Sen orada rahat uyu. Bu bayram da senin yerine ben özleyeceğim ikimizi. Sen sadece bil: Kızın hâlâ bıraktığın gibi... Hâlâ dik, hâlâ mağrur ve hâlâ çocuksu bir hasretle sana aşık.
Seda Özlem Başpınar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SEDA ÖZLEM BAŞPINAR
Sen Bu Bayram Beni Özlemedi Bil, Babam
Bu sensiz geçirdiğim ikinci bayramım babam... Ama ben bu bayram hiç üzülmemiş gibi yapacağım. Ağlamamış gibi... Sanki içim yanmıyor, sanki seni hiç özlememiş gibi...
Geleceğim yanına. Başucunda durup 'Ben iyiyim, biz çok iyiyiz' diyeceğim. Gözlerim hiç dolmamış gibi konuşacağım seninle. Hiç sevmezdin ya ağlamamı; sesin hemen titrer, 'Ne oldu kızım?' diye sorardın. Ne zaman ağlasam kaçardım senden zaten; utanırdım beni güçsüz görmenden. Oysa bilmiyordun babam; bu kadar güçlü durmaya çalışmamın aslında buram buram çaresizlik koktuğunu...
Geldiğimde olur da yine yenilirsem gözyaşlarıma, söz, hemen arkamı döneceğim sana. Sen görmeyeceksin.
Üç gecedir üst üste rüyalarıma geliyorsun. Kız çocuklarının babalarına aşkı tarifsiz olurmuş ya; ben rüyamda sana, ömrümüz boyunca hiç sarılmadığımız kadar sıkı sarılıyorum. Gözlerimi açtığımda yine gittiğini anlamayayım, içimde özleminin zerresi kalmasın diye... Kokunu içime çekiyorum, o çok sevdiğim ellerini izliyorum rüyamda. Her çizgisini, her dokusunu kalbime nasıl da ezberletmişim, uyanınca ağlayarak fark ediyorum...
Sen bu bayram beni özlemedi bil babam.
Bu bayram beni çok güçlü bil...
Hiç ağlamıyor bil... Çünkü bilirsem beni böyle çaresiz gördüğünü, rüyalarımda bile yüzünü asarsın diye korkarım.
Sen bana hep 'benim güçlü kızım' derdin ya, ben o emanet unvanı yere düşürmemek için göğsümü siper ediyorum bu yokluğa.
Ama sorma bana 'Nasılsın?' diye bu bayram. Mezartaşının soğuk mermerine elimi koyduğumda, o sığındığım sıcak ellerinin yokluğu yüzüme çarpacak biliyorum. Ben yine de susacağım. İçimdeki fırtınaları toprağına üflemeyeceğim.
Şimdi uyanma vaktine yaklaşıyorum, rüyamın son dakikaları... Gitmeden önce son bir kez daha bakıyorum ellerine. Sanki birazdan gözlerimi açtığımda, yan odadan sesini duyacakmışım gibi bir his var içimde. Ama biliyorum, bu da bayramın bana oynadığı o zalim oyunlardan biri sadece.
Gidiyorum babam. Kokun üzerimde, ezberim kalbimde... Sen orada rahat uyu. Bu bayram da senin yerine ben özleyeceğim ikimizi. Sen sadece bil: Kızın hâlâ bıraktığın gibi... Hâlâ dik, hâlâ mağrur ve hâlâ çocuksu bir hasretle sana aşık.
Seda Özlem Başpınar