SON DAKİKA
Hava Durumu

Ne Tuhaf 

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2026 11:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 11:43

Vaktinde gönül kapımı çalmaya eli varmayan, şimdilerde kalemimin eşiğinden bir gölge gibi ayrılmıyor. Sanki bu koca gönlü kendine fazla bulup bir kenara silkeleyip atan o değilmiş gibi; şimdi karşıma geçmiş harf harf, kelime kelime "Beni yaz," diye fısıldıyor. "Madem artık bana yazmıyorsun, bari beni yaz..." Kendi elleriyle sildiği izleri, mürekkebin siyahında yeniden canlandırmak istemesi ne tuhaf.

​Sessizliğinin ardına sesini de sürüklemiş peşinden. Bir zamanlar benim sesime kulaklarını tıkayıp feryadımı dilsiz bırakan o değilmişçesine, şimdi inatla şiirler fısıldıyor; "Duy beni," der gibi... Kendi ördüğü duvarların dibinde, şimdi sesine bir yankı, nefesine bir sığınak arıyor. Kendi sessizliğinde boğulup benden nefes istemesi... Sahiden ne tuhaf.

​Şimdi kalemi elime alsam, hangi harf onu saklamaya yeter, hangi kelime bu kırgınlığın yükünü omuzlar? Gitmekle kalmak arasındaki o daracık koridorda beni soluksuz bırakan birinin, bugün nefesime ortak olma telaşı... Kendi veda şarkısını yarım bırakıp, benim şiirlerimde nakarat olmaya soyunması ne acı.

​Zamanında bir tek kelimeme yer bulamayan o koca dünya, nasıl oldu da bugün benim mürekkebime sığmaya razı oldu? Zaten gelen de kendisi değil; o ne zaman gelmiş ki şimdi gelecek? Bitmek bilmeyen hayalini salıyor üzerime. Oysa ben, bir daha o surete rastlamayayım diye gözlerimi dünyaya mühürlemiş; o tınıyı işitmeyeyim diye sesini sonsuz bir sessizliğe mahkûm etmiştim. Özlemine yenilmeyeyim diye, o amansız sızının kaynağını, kalbimi yerinden söküp atmıştım.

​Kendi ellerimle yarattığım bu kimsesizliğin içinde, şimdi onun hayaliyle köşe kapmaca oynamak ne tuhaf.

Söküp attığım kalbin boşluğuna sızmaya çalışıyor, duyulmasın diye gömdüğüm sesini rüyalarımın ortasında yankılatıyor. Ben kendimi ondan sakınmak için ruhumu her zerreden arındırmışken, onun hiçbir şey olmamış gibi gölgesini kapıma nöbetçi dikmesi ne tuhaf.

​Gözlerim kapalı, sesim kısık, kalbim ise artık yerinde yok; peki o hâlâ neyi aramaya geliyor? Kendi sildiği bir hikâyenin başkahramanı olmak istemesi... Aslında hiçbir zaman ait olmadığını bildiğim hâlde, onu yine kalemimle buluşturdum ya; işte asıl tuhaflık bende.
​Kalem bazen bir kalkan, bazen bir neşterdir; ben bugün o neşteri kendime tutuyorum. Kendi elleriyle sildiği bir hikâyenin içinde nefes aramaya gelen o gölgenin aksine, onu hâlâ hecelerine sığdıran bu kalemsiz elime vuruyorum darbeyi.

Hikâye bitti, neşter derinde; asıl sızı, hâlâ yazabiliyor olmanın o amansız hafifliğinde.

Seda Özlem Başpınar

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.