Zincire vurulmuş duyguların girdabındayım.
Kendi benliğimden firar ediyorum; içimdeki yabancıdan kaçışım bu. Bir ses var, bana ait olmayan bir dalga gibi kabarıyor.
Bu medcezirler, bu fırtınalı haller… Benim değil. Okyanusumun dalgalarını yaratan ben olmamalıyım.
Kimsin sen? İçimde hüküm süren o gizli cellat... Adın ne? Benden çaldığın hayatın bedeli ne? Bırak artık. Bırak da kendi kıyımda durayım.
Ey içimdeki cellat!
Artık rüzgârın yönünü tayin eden sen değilsin. Okyanusun dibine çekilişini kabul etmiyorum. Her taşkınlık bir gün yorulur.
Her gelgit, sonunda kendi sükûnetine kavuşur. Benim denizim de öyle olacak.
Sular durulacak, fırtına dinecek, kabaran her dalga kendi kıyısına çekilecek.
Bu isyan, elbet bir yerde dinecek ve işte o an geldiğinde, derin bir nefes alacağım.
İçimdeki fırtına artık beni savurmayacak.
Cellat sessizleşecek, gölgeler dağılacak,
yerini ışığa bırakacak. Kıyımda duracağım, yıkıntılarımın arasında, ama özgür…
Her yara, her kırık, bana ait olacak
Ve denizim…
Denizim artık, sadece benim olacak. Sessiz, derin ve sonsuz. Fırtına dindiğinde fark edeceğim; ben, her dalganın ötesinde durmayı öğrenmişim
Ve cellat…
Sen önce benim, sonra kendinin,
sonra da çok sevdiğim denizimin katili olarak kalacaksın.
Bil ki, deniz seni hiç affetmeyecek!
Seda Özlem Başpınar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SEDA ÖZLEM BAŞPINAR
CELLAT
Zincire vurulmuş duyguların girdabındayım.
Kendi benliğimden firar ediyorum; içimdeki yabancıdan kaçışım bu. Bir ses var, bana ait olmayan bir dalga gibi kabarıyor.
Bu medcezirler, bu fırtınalı haller… Benim değil. Okyanusumun dalgalarını yaratan ben olmamalıyım.
Kimsin sen? İçimde hüküm süren o gizli cellat... Adın ne? Benden çaldığın hayatın bedeli ne? Bırak artık. Bırak da kendi kıyımda durayım.
Ey içimdeki cellat!
Artık rüzgârın yönünü tayin eden sen değilsin. Okyanusun dibine çekilişini kabul etmiyorum. Her taşkınlık bir gün yorulur.
Her gelgit, sonunda kendi sükûnetine kavuşur. Benim denizim de öyle olacak.
Sular durulacak, fırtına dinecek, kabaran her dalga kendi kıyısına çekilecek.
Bu isyan, elbet bir yerde dinecek ve işte o an geldiğinde, derin bir nefes alacağım.
İçimdeki fırtına artık beni savurmayacak.
Cellat sessizleşecek, gölgeler dağılacak,
yerini ışığa bırakacak. Kıyımda duracağım, yıkıntılarımın arasında, ama özgür…
Her yara, her kırık, bana ait olacak
Ve denizim…
Denizim artık, sadece benim olacak. Sessiz, derin ve sonsuz. Fırtına dindiğinde fark edeceğim; ben, her dalganın ötesinde durmayı öğrenmişim
Ve cellat…
Sen önce benim, sonra kendinin,
sonra da çok sevdiğim denizimin katili olarak kalacaksın.
Bil ki, deniz seni hiç affetmeyecek!
Seda Özlem Başpınar