"Bir yazarı asla kızdırma. Seni bir hikâyeye yerleştirir ve kim bilir başına neler getirir." Sözünün ilhamı ile...
Bir yazarı asla kızdırma; çünkü seninle olan hikâyesi bittiğinde, senin için asıl hikâye yeni başlıyordur. Sen onu sadece bir "İnsan" sanırsın; oysa o, cebinde binlerce hayat, avucunda ise dünyaları kurup yıkan o tılsımlı mürekkebi taşıyan bir hükümdardır kendi evreninde.
Sıradan bir insan seni sadece unutur. Ama bir yazar seni asla unutmaz; seni bir karakterin içine hapseder.
Sen o, sığ cümlelerinle, yarım kalmış yaralarınla ve korkak "Merhaba"larınla çekip gittiğini sanırsın. Oysa o, seni bir cümlenin orta yerine öyle bir mıhlar ki, artık ne kaçabilirsin ne de saklanabilirsin. Seni en zayıf yerinden yakalar; korkularını başkasına yükler, pişmanlıklarını bir kış akşamına fon yapar. Kim bilir, belki de seni hiç ulaşamayacağın bir kadına sonsuza dek aşık bırakır ya da bitmek bilmeyen bir gurbetin tam kalbine yerleştirir.
Bir yazarın öfkesi sessizdir. Kalemini kağıda değdirdiği an, senin için geri dönüşü olmayan bir yolculuk başlar. Sen gerçek hayatta bir "Hiç" olmaya çalışırken, onun satırlarında her okuyanın zihninde yeniden canlanan bir "Ah" olursun. Senin başının üstünde hangi fırtınaları koparacağına, hangi hüzünlü melodiyi sana sonsuza dek dinleteceğine sadece o karar verir. Sen sadece gitmiş olursun. O ise seni, gitmenin bile derman olmadığı bir kurgunun içine mahkûm eder. Çünkü bir yazarın intikamı, seni sonsuza dek yaşatmaktır
Ve unutma; yazarın son sözü, senin ömür boyu taşıyacağın sessizliğin olur.
Seda Özlem Başpınar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SEDA ÖZLEM BAŞPINAR
Bir Yazarı Asla Kızdırma
"Bir yazarı asla kızdırma. Seni bir hikâyeye yerleştirir ve kim bilir başına neler getirir." Sözünün ilhamı ile...
Bir yazarı asla kızdırma; çünkü seninle olan hikâyesi bittiğinde, senin için asıl hikâye yeni başlıyordur. Sen onu sadece bir "İnsan" sanırsın; oysa o, cebinde binlerce hayat, avucunda ise dünyaları kurup yıkan o tılsımlı mürekkebi taşıyan bir hükümdardır kendi evreninde.
Sıradan bir insan seni sadece unutur. Ama bir yazar seni asla unutmaz; seni bir karakterin içine hapseder.
Sen o, sığ cümlelerinle, yarım kalmış yaralarınla ve korkak "Merhaba"larınla çekip gittiğini sanırsın. Oysa o, seni bir cümlenin orta yerine öyle bir mıhlar ki, artık ne kaçabilirsin ne de saklanabilirsin. Seni en zayıf yerinden yakalar; korkularını başkasına yükler, pişmanlıklarını bir kış akşamına fon yapar. Kim bilir, belki de seni hiç ulaşamayacağın bir kadına sonsuza dek aşık bırakır ya da bitmek bilmeyen bir gurbetin tam kalbine yerleştirir.
Bir yazarın öfkesi sessizdir. Kalemini kağıda değdirdiği an, senin için geri dönüşü olmayan bir yolculuk başlar. Sen gerçek hayatta bir "Hiç" olmaya çalışırken, onun satırlarında her okuyanın zihninde yeniden canlanan bir "Ah" olursun. Senin başının üstünde hangi fırtınaları koparacağına, hangi hüzünlü melodiyi sana sonsuza dek dinleteceğine sadece o karar verir. Sen sadece gitmiş olursun. O ise seni, gitmenin bile derman olmadığı bir kurgunun içine mahkûm eder. Çünkü bir yazarın intikamı, seni sonsuza dek yaşatmaktır
Ve unutma; yazarın son sözü, senin ömür boyu taşıyacağın sessizliğin olur.
Seda Özlem Başpınar