SON DAKİKA
Hava Durumu

MASUMİYETİN AĞIR YÜKÜ

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2026 12:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 12:05

Bazen düşünüyorum iyi olmak gerçekten bir seçim mi yoksa içimizde sökülüp atamadığımız bir zorunluluk mu? Çünkü insan her zaman iyi kalmak istediğinde dünyanın geri kalanıyla görünmez bir savaşın içine düşüyor. Bu savaş ne gürültülü nede kanlı daha çok içten içe aşındıran insanın ruhunu yavaş yavaş tüketen bir şey ve en acısı da şu bu savaşta kazanan yok gibi.İyi olmak isteyen biri başkalarının acımasızlığına karşı savunmasız kalıyor çoğu zaman. Çünkü o incitmemeyi seçerken başkaları incitmeyi bir araç gibi kullanabiliyor. O dürüstlüğüyle yürürken başkaları yalanı bir zırh gibi kuşanıyor. Ve böyle bir dünyada iyi kalmaya çalışan biri her gün biraz daha kırılıyor. Çünkü karşılık beklemese bile en azından aynı insanlığı görmek istiyor. Ama çoğu zaman gördüğü şey tam tersi oluyor.İnsan en çok nerede yorulur biliyor musun? Kötülükle karşılaştığında değil kendi iyiliğinin işe yaramadığını düşündüğü anda. Çünkü o an sadece başkalarına değil kendi değerlerinede şüphe duymaya başlar ben mi yanlışım? sorusu içini kemirir.Belki de bu kadar iyi olmamalıyım diye düşünür. İşte asıl yıkım tam da burada başlar.Ama şu da var iyi olmak her zaman görünür bir kazanç sağlamaz. Hatta çoğu zaman kaybettirir gibi görünür. İnsanlar seni kullanabilir görmezden gelebilir hatta aptal yerine koyabilir. Ama bu iyiliğin değersiz olduğu anlamına gelmez. Bu sadece dünyanın iyiliği ölçmekte ne kadar yetersiz olduğunun bir göstergesidir.İyi kalmaya çalışan biri aslında sürekli iki uç arasında gider gelir kendini korumak ve kendinden vazgeçmemek. Eğer tamamen sertleşirse artık o kişi olmaz. Eğer tamamen savunmasız kalırsa paramparça olur. Bu yüzden gerçek mesele iyi olmak değil iyi kalırken güçlü olabilmek.Belki de en büyük yanılgı şurada iyi insanların hep kazanacağına inanmak. Hayır iyi insanlar çoğu zaman kaybeder. Ama kaybettikleri şeyler dış dünyaya aittir.İçlerinde taşıdıkları şeyleri ise kimse ellerinden alamaz.Çünkü bir insanın vicdanı onun en sessiz ama en güçlü kalesidir.Ve evet iyi olmak isteyen biri kötü insanların arasında defalarca yıkıma uğrayabilir. Kırılır yorulur hatta bazen vazgeçme noktasına gelir. Ama eğer bir gün tamamen kötüleşirse işte o zaman gerçekten kaybeder. Çünkü o zaman sadece başkalarına değil kendinede ihanet etmiş olur.Belki çözüm dünyayı değiştirmek değil kendini kaybetmemektir. Belkide iyi olmak başkalarının nasıl davrandığından bağımsız bir duruş meselesidir. Ve belki de en gerçek güç tüm bu karmaşanın içinde hala ben böyleyim diyebilmektir.Sonunda şunu anlıyorum iyi olmak yıkılmamayı garanti etmez. Ama yıkıldıktan sonra tekrar ayağa kalkabilmenin tek sebebidir. Ve insan ne kadar yara alırsa alsın eğer içindeki o iyiliği tamamen kaybetmemişse aslında hala bitmemiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.