SON DAKİKA
Hava Durumu

HER TARTIŞMA KAZANILMAK ZORUNDA DEĞİLDİR

Yazının Giriş Tarihi: 06.05.2026 13:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 13:10

Bazen kendimi bir tartışmanın ortasında bulduğumda karşımdaki insanın ne söylediğinden çok nasıl söylediğine takılıyorum. Kelimelerin ağırlığından çok o kelimelerin arkasındaki zihnin berraklığı yada bulanıklığı ilgimi çekiyor. Çünkü zamanla şunu öğrendim her tartışma aslında iki düşüncenin çarpışması değil iki farkındalık düzeyinin karşılaşmasıdır.Gerçekten bilen biriyle tartıştığında o tartışma bir savaş gibi hissettirmez. Aksine bir yolculuk gibi olur.Bazen sen onun gözünden bakmayı öğrenirsin bazen o senin bakış açını keşfeder.Orada ego geri çekilir merak öne çıkar. Çünkü bilmek insanı sertleştirmez aksine yumuşatır. Gerçek bilgi insanın kendi sınırlarını fark etmesini sağlar ben biliyorum diyen değil acaba yanlış biliyor olabilir miyim?diye düşünen insan tartışmayı değerli kılar.Hiç bilmeyen biriyle tartışmakda aslında o kadar zor değildir. Çünkü ortada şekillenmemiş bir zihin vardır. Henüz kalıplaşmamış henüz katılaşmamış. Belki sabır ister belki daha fazla açıklama gerektirir ama yinede mümkündür. Çünkü boşluk doldurulabilir bilmemek öğrenmenin başlangıcıdır. Ve çoğu zaman insan bilmediğini kabul ettiğinde en büyük adımı zaten atmış olur.Ama asıl yorucu olan bildiğini sananlardır.Onlar tartışmayı bir keşif alanı olarak görmezler. Onlar için tartışma kendi doğrularını savunma sahnesidir.Dinlemezler sadece konuşmak için susarlar. Sorular sormazlar cevap vermek için beklerler. Ve en tehlikelisi kendi düşüncelerini sorgulamak yerine onları korumaya çalışırlar. Çünkü onlar için haklı olmak doğruyu bulmaktan daha önemlidir.İşte böyle anlarda insanın içinde garip bir yorgunluk beliriyor. Ne kadar açıklarsan açıkla ne kadar örnek verirsen ver karşıya ulaşmadığını hissediyorsun. Sanki kelimeler bir duvara çarpıp geri dönüyor. Ve o an anlıyorsun ki mesele anlatamamak değil mesele karşı tarafın duymaya kapalı olması.Bu tür tartışmaların sonunda insan kendini boşlukta hissediyor. Çünkü birşey kazanılmamış oluyor. Ne yeni bir fikir ne yeni bir bakış açısı ne de bir anlayış sadece harcanmış zaman ve tükenmiş bir sabır kalıyor geriye.O yüzden artık kendime şunu hatırlatıyorum her doğru her ortamda savunulmak zorunda değildir. Her düşünce her kulakta anlam bulmaz. Ve en önemlisi herkesle tartışmak zorunda değilim.Bazen susmak anlatmaktan daha güçlüdür. Bazen geri çekilmek kaybetmek değil kendini korumaktır. Çünkü insan enerjisini gerçekten değerli olan yerlere harcamalı. Anlaşılmanın mümkün olduğu düşüncenin büyüyebildiği karşılıklı saygının var olduğu alanlara artık biliyorumki önemli olan herkese kendimi anlatabilmek değil. Önemli olan gerçekten anlayabilecek olanlarla karşılaşabilmek. Ve o insanlarla kurulan her diyalog insanın içini genişleten zihnini besleyen kalbini hafifleten birşeye dönüşüyor.Belki de hayatın en büyük olgunluklarından biri şu kiminle konuşacağını bilmek kadar kiminle konuşmamayı bilmek.Ve ben artık suskunluklarımda bile kendimi daha doğru ifade edebildiğimi hissediyorum. Çünkü her tartışmaya girmemek aslında kendi iç huzurumu seçmek demek.Sonunda fark ettimki asıl kazanım birini ikna etmek değil kendini kaybetmemekmiş...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.