SON DAKİKA
Hava Durumu

ALLAH’A EMANET…

Yazının Giriş Tarihi: 06.01.2026 14:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.01.2026 14:30

Kime ne emanet ettiysek, ya kırdı ya kaybetti.
Bunu fark edene kadar içimde ne çok şey taşımışım meğer…
Ne çok güven vermişim, ne çok susmuşum, ne çok emanet bırakmışım insanların ellerine.
Kalbimi verdim…
Niyetimi verdim…
Suskunluğumu, hayallerimi, dualarımı, masum beklentilerimi verdim.
Kimi zaman bir gülüşümü, kimi zaman en zayıf anımı…
Hepsini “anlar” sandığım insanlara bıraktım.

Ama insan, çoğu zaman emanetin ne demek olduğunu bilmiyor.
Çünkü emanet; sahip olmak değil, korumaktır.
Emanet; kullanmak değil, incitmemektir.
Emanet; unutmak değil, hatırda tutmaktır.

Ben bunu geç anladım.
İnsanlara verdiğim her şey ya hoyratça harcandı ya da sessizce kayboldu.
Kırılan sadece kalbim olmadı…
İnancım kırıldı, güvenim kırıldı,
safça kurduğum cümleler kırıldı.
En çok da “iyi niyet bir gün anlaşılır” düşüncem kırıldı.

Kimi zaman kendime kızdım:
“Neden bu kadar verdin?” diye.
Kimi zaman sustum:
“Demek ki değmeyecekmiş” diyerek.

Sonra durdum…
Uzun bir susuşun ortasında, kendimle baş başa kaldığım bir anda fark ettim:
Ben emanetlerimi yanlış ellere bırakmışım.
Çünkü bugüne kadar kime ne bıraktıysam, ya taşıyamadı ya da taşımak istemedi.

Ama bir emanet vardı ki…
Ne kayboldu,
ne kırıldı,
ne de unutuldu.

O da Allah’a bıraktıklarımdı.

Allah’a bıraktığım gözyaşlarım hiç yere düşmedi.
Allah’a bıraktığım dualar, sustu sandığım anlarda bile kabul yolundaydı.
Allah’a bıraktığım kalbim, insanların incittiği yerlerden Allah’ın merhametiyle sarıldı.

Ben unutsam bile Allah unutmadı.
Ben vazgeçsem bile Allah vazgeçmedi.

İnsanlara emanet ettiğimde zamanla kaybolan her şey,
Allah’a emanet ettiğimde anlam kazandı.
Çünkü emanete en güzel bakan Allah’tır.

Bunu yaşayarak öğrendim.
Kimsenin omzunda tutamadığı yükleri, Allah kalbimde hafifletti.
Kimsenin dinlemediği sessiz çığlıklarımı, Allah en derin yerimden duydu.

Artık biliyorum:
İnsan kırar, Allah onarır.
İnsan unutur, Allah hatırlar.
İnsan yarım bırakır, Allah tamamlar.
İnsan gider, Allah kalır.

Bu yüzden artık her şeyi Allah’a emanet ediyorum.
Kalbimi…
Yolumu…
Geleceğimi…
Anlaşılma ihtiyacımı…
Hakkımı…
Sabretmek zorunda kaldığım her şeyi…

Ve içim şimdi çok daha huzurlu.
Çünkü biliyorum ki Allah’a emanet edilen hiçbir şey zayi olmaz.
Gecikir belki…
Sınanır belki…
Bekletir belki…
Ama asla kaybolmaz.

İnsanlara verdiğim suskunluklarımı bile yanlış anladılar.
Sessizliğimi küçümsediler, sabrımı zayıflık sandılar.
Oysa ben susarken içimde fırtınalar kopuyordu.
Kimse sormadı:
“Bu sessizlik neden bu kadar ağır?” diye.

Ama Allah sordu.
Sessizliğimi bile duydu.

İnsanlara bıraktığım umutlar “abartıyorsun” diye geri döndü.
Allah’a bıraktığım umutlar ise beni ayakta tuttu.
Ne zaman “Artık gücüm yok” dediysem,
bir yerden dayanacak takat geldi.
Ne zaman “Buradan sonrası karanlık” dediysem,
içime sebebini bilmediğim bir ferahlık indi.

O an anladım ki;
ben bırakmayı beceremediğim her şeyi Allah taşıyormuş.
Ben yük sandığım şeylerin altında ezilirken,
Allah onları birer hikmete dönüştürüyormuş.

İnsan emaneti kendi çıkarına göre tartar.
Allah ise emaneti kulunun kalbine göre taşır.

Ben insanlara kalbimi emanet ettiğimde kırılabileceğini hesaba katmadım.
Çünkü kendi kalbim gibi sandım.
Meğer herkesin kalbi aynı incelikte değilmiş.
Kimi sertmiş, kimi aceleci, kimi umursamaz…

Bunu öğrendiğimde çoktan yaralanmıştım.
Ama Allah yarayı bana bırakmadı.
Yavaş yavaş, izi kalsa da acısı geçen bir sabır verdi.

Artık biliyorum:
Her kayboluş bir kayıp değilmiş.
Her kırılış bir yıkım değilmiş.
Bazı şeyler kaybolur ki Allah’a sığınasın.
Bazı şeyler kırılır ki kalbin sadece O’na dayansın.

Ben yanlış insanlara verdiğim emanetten utanmıyorum artık.
Çünkü niyetim temizdi.
Ama bundan sonra emaneti kime vereceğimi biliyorum.

Herkes her yükü taşıyamaz.
Her omuz her duayı kaldıramaz.
Her kalp her kalbi koruyamaz.

Allah korur.

O yüzden şimdi anlatma telaşım yok.
Anlaşılma hırsım yok.
Kalbimi savunma çabam yok.
Çünkü Allah biliyor.
Bilmesi yetiyor.

İnsanların bilmediği, görmediği, umursamadığı her şeyi Allah biliyor ya…
İşte o bana yetiyor.

Artık geceleri içimden geçenleri insanlara anlatmıyorum.
Allah’a bırakıyorum.
Çünkü O’na bırakınca içim hafifliyor.
Çünkü O’na bırakınca “ya olmazsa” korkusu susuyor.
Çünkü O’na bırakınca biliyorum ki benim için en hayırlısı, zamanı gelince önüme konulacak.

Kime ne emanet ettiysek ya kırdı ya kaybetti.
Ama Allah’a emanet ettiklerim…
Beni ben yapan yerimde dimdik duruyor.

Şimdi kalbimde şöyle bir teslimiyet var:
Alınacaksa Allah alsın.
Verilecekse Allah versin.
Tutulacaksa Allah tutsun.
Bırakılacaksa Allah bıraksın.

Çünkü artık öğrendim:
Emanete en güzel bakan Allah’tır.
Ve O’na emanet edilen hiçbir şey asla boşa gitmez.

Şimdi kalbimde yorgunluk değil, sükûnet var.
Kırgınlık değil, tevekkül var.
Geçmişin ağırlığı değil, yarının umudu var.

Artık biliyorum ki Allah’a bırakılan hiçbir şey eksilmez.
Aksine insanın içini çoğaltır.
Kırıldığımı sandığım yerlerden olgunluk verdi.
Kaybettiğimi düşündüğüm şeylerin yerine huzur koydu.
Gidenlerin ardından boşluk değil, kalanların kıymetini görmeyi öğretti.

Bugün geriye baktığımda içim rahat.
Çünkü elimden geleni yaptım.
Niyetimi temiz tuttum.
Kalbimi kirletmedim.
Sonrasını Allah’a bıraktım.

Ve şimdi içimden yükselen tek bir cümle var:

İyi ki…
İyi ki emanetin sahibini bulmuşum.
İyi ki yüklerimi taşıyamayanlara değil,
her şeyi hakkıyla taşıyana teslim etmişim.
İyi ki kalbimi Allah’a emanet etmişim.

Çünkü artık biliyorum:
Allah’a emanet edilen her şey,
vakti gelince en güzel haliyle geri döner.
Ve insan O’na güvendikçe,
hem kalbiyle hem hayatıyla yeniden ve sağlamca ayağa kalkar.

İşte bu yüzden bugün mutluyum.
Sessiz ama huzurlu…
Yalnız ama eksik değil…
Bekleyen ama umutlu…

Çünkü emanete en güzel bakan Allah’tır
ve O’na emanet edilen hiçbir şey
asla ve asla boşa gitmez.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.