Kadın sığınmak ister bazen şefkatli kollara, bazen sağlam bir karaktere, bazen de güzel bir yüreğe.
Bu yüzden en çok da saçlarından sevilmek ister, okşanmak ister; acılarını susturmak için. Bu yüzdendir ki kadınlar en çok kuaförlerde kendilerini anlatırlar, tüm gizli olanları açık ederler.
Aslında kuaför, işi gereği kadının saçıyla uğraşır; tarar, boyar, şekil verir. Kadın o kadar açtır ki bu ilgiye, bunların iş gereği yapıldığını benliği algılayamaz. Nihayetinde dili çözülür; anlatır durumunu, mağduriyetini, pişmanlığını, uykularını kaçıran pazarlığı.
Bir torba kömür için kendini başkasına vermiştir. Vücudunu teslim ettiğini, saçıyla ilgilenen kişiye ayrıntılarıyla anlatmaya başlamıştır çoktan. Hiç hesap yapmadan konuştu. Düşünemedi; bu mağduriyet, anlattığı kişide kalmayacaktı. Bunun ne önemi vardı ki? Saçıyla uğraşıyor ve bu ona iyi hissettiriyor, yalancı bir güven duygusu veriyordu.
O kadar suç ortağı oldu ki bu konunun; artık birinciliği kime verelim, dersiniz?
Bir torba kömüre muhtaç olduğunu fark eden ve bunu nefsi için kullanan erkeğe mi...!
Sessiz kalmayıp, şartları zorlamayıp çalışmak yerine kendini sunan kadına mı...!
Boşandıktan sonra çocuklarıyla çaresizce bırakıp giden eski kocanın vicdanına mı...!
Yoksa kadının boşluğundan yararlanıp derttaş gibi dinleyip, sonra da başkalarına anlatan kuaföre mi...!
Ben soruların içinden çıkamıyorum. Siz cevap verir misiniz; bu konuda birincilik kime verilsin?
Emine Akkurt
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EMİNE AKKURT
Bir Torba Kömüre Ruhum Üşüyor Anne
Kadın sığınmak ister bazen şefkatli kollara, bazen sağlam bir karaktere, bazen de güzel bir yüreğe.
Bu yüzden en çok da saçlarından sevilmek ister, okşanmak ister; acılarını susturmak için. Bu yüzdendir ki kadınlar en çok kuaförlerde kendilerini anlatırlar, tüm gizli olanları açık ederler.
Aslında kuaför, işi gereği kadının saçıyla uğraşır; tarar, boyar, şekil verir. Kadın o kadar açtır ki bu ilgiye, bunların iş gereği yapıldığını benliği algılayamaz. Nihayetinde dili çözülür; anlatır durumunu, mağduriyetini, pişmanlığını, uykularını kaçıran pazarlığı.
Bir torba kömür için kendini başkasına vermiştir. Vücudunu teslim ettiğini, saçıyla ilgilenen kişiye ayrıntılarıyla anlatmaya başlamıştır çoktan. Hiç hesap yapmadan konuştu. Düşünemedi; bu mağduriyet, anlattığı kişide kalmayacaktı. Bunun ne önemi vardı ki? Saçıyla uğraşıyor ve bu ona iyi hissettiriyor, yalancı bir güven duygusu veriyordu.
O kadar suç ortağı oldu ki bu konunun; artık birinciliği kime verelim, dersiniz?
Bir torba kömüre muhtaç olduğunu fark eden ve bunu nefsi için kullanan erkeğe mi...!
Sessiz kalmayıp, şartları zorlamayıp çalışmak yerine kendini sunan kadına mı...!
Boşandıktan sonra çocuklarıyla çaresizce bırakıp giden eski kocanın vicdanına mı...!
Yoksa kadının boşluğundan yararlanıp derttaş gibi dinleyip, sonra da başkalarına anlatan kuaföre mi...!
Ben soruların içinden çıkamıyorum. Siz cevap verir misiniz; bu konuda birincilik kime verilsin?
Emine Akkurt