Sustum.
Dünya konuşmaya devam etti ama içimde bir şey durdu. Ne nefes almayı unuttum, ne yaşamayı… Sadece hissetmeyi bırakmayı öğrendim. İçimdeki bir kadın sessizce öldü. Kimse fark etmedi; ben bile.
O günden sonra hep bir yankıyla yaşadım.
Birinin “Nasılsın?” demesinde bile boşluk çınlıyordu. Zaman geçti, insanlar geçti, günler değişti. Ben ise aynı yerde kaldım; kalbimin ortasında, dokunulmamış bir yas gibi.
Sonra bir gün, elim kaleme uzandı.
Korkak bir hareketti bu; sanki bir mezarı kazıyordum. Kazdıkça kelimeler çıktı toprağın altından. Cümleler döküldü, sustuklarım dile geldi. Ben yazmıyordum… Yazı beni yazıyordu. Yazdıkça büyüdüm. Her kelimeyle hayata biraz daha döndüm.
Kendimi anlatırken kendimi yeniden kurdum. Acı artık düşman değildi, öğreten bir eldi. Her yara yerinden bir ışık sızıyordu. Küllerimle barıştım. Artık ağlamak yerine yazıyor, yıkılmak yerine anlatıyordum.
Bazı kadınlar, kendilerini yazarak büyütür. Şimdi içimde hâlâ o sessiz kadın var, ama artık susmuyor. Her cümlede nefes alıyor, her noktanın sonunda yeniden doğuyor, içindeki gürültüyü kelimelere dönüştürüyor.
Artık biliyorum: "Bir ben var benden içeri
ve o ben yazıya sığmaz."
Seda Özlem Başpınar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SEDA ÖZLEM BAŞPINAR
Yazıya Sığmayan "Ben"
Sustum.
Dünya konuşmaya devam etti ama içimde bir şey durdu. Ne nefes almayı unuttum, ne yaşamayı… Sadece hissetmeyi bırakmayı öğrendim. İçimdeki bir kadın sessizce öldü. Kimse fark etmedi; ben bile.
O günden sonra hep bir yankıyla yaşadım.
Birinin “Nasılsın?” demesinde bile boşluk çınlıyordu. Zaman geçti, insanlar geçti, günler değişti. Ben ise aynı yerde kaldım; kalbimin ortasında, dokunulmamış bir yas gibi.
Sonra bir gün, elim kaleme uzandı.
Korkak bir hareketti bu; sanki bir mezarı kazıyordum. Kazdıkça kelimeler çıktı toprağın altından. Cümleler döküldü, sustuklarım dile geldi. Ben yazmıyordum… Yazı beni yazıyordu. Yazdıkça büyüdüm. Her kelimeyle hayata biraz daha döndüm.
Kendimi anlatırken kendimi yeniden kurdum. Acı artık düşman değildi, öğreten bir eldi. Her yara yerinden bir ışık sızıyordu. Küllerimle barıştım. Artık ağlamak yerine yazıyor, yıkılmak yerine anlatıyordum.
Bazı kadınlar, kendilerini yazarak büyütür. Şimdi içimde hâlâ o sessiz kadın var, ama artık susmuyor. Her cümlede nefes alıyor, her noktanın sonunda yeniden doğuyor, içindeki gürültüyü kelimelere dönüştürüyor.
Artık biliyorum: "Bir ben var benden içeri
ve o ben yazıya sığmaz."
Seda Özlem Başpınar